KARANLIKTAN AYDINLIĞA: ANKSİYETE ( KAYGI BOZUKLUĞU ) NEDİR?

Yaşamımızda her gün yeni olaylar ve durumlarla karşı karşıya kalmaktayız. Olaylar değişiyor, dünya değişiyor ve dinamik olarak değişmeye devam ediyor. Bazı olaylar ve durumlar karşısında yaşadığımız duygular hususunda konuşalım.

Kaygı aslında bir koruma mekanizmasıdır. Örneğin sizi tehdit eden bir olayla karşılaştığınızda kaygı duyarak korunursunuz. Sizi o yaşadığınız duruma ve olaya karşılık verecek şekilde hazırlar kaygınız.  Kalp atışınız hızlanır, nefes alışverişiniz hızlanır. Bu şekilde kaslarınıza ve beyninize daha çok oksijen gitmesi sağlanır. Kaza yapmaya ramak kala yaptığınız o manevrayı hatırlayın. Aslında kaygılandığınız için o manevrayı yaptınız ve kazadan kurtuldunuz. Yani buraya kadar aslında doğal kaygı hususunda konuştuk.

Peki, nasıl oluyor da bizi bu denli koruyan bir şey, hastalık halini alabiliyor. Öncelikle söylemek istediğim nokta kaygı, “ Var ya da yok” meselesi değildir. Hepimizde kaygı muhakkak vardır. Ancak kaygının azlığı veya çokluğu tüm meselenin düğüm noktasıdır.

 Var olan bir tehlikeye karşı kaygı duyarız, bütünlüğümüzü sağlar ve yaşamımıza devam ederiz. Ama ya ortada net bir şekilde olay yok ise? Ama kaygı duymaya devam ediyorsanız. O zaman ne olacak dersiniz? İşte tam olarak burada bazı noktalar mühim olmaya başlıyor.

Herhangi bir tehlike yokken bireyin bu duyguyu hissetmesi, uzun sürmesi durumları olayın en can alıcı yerini oluşturuyor. Hatta bu durum devam ederse ve tedavi edilmezse bireyin günlük hayatını da oldukça etkileyecektir. Temel bazı yaşam becerilerini dahi yerine getirmekte zorlanabilir. Endişeyi yoğun bir şekilde hisseden bireyler aslında bu durumun oldukça farkındadırlar. Ancak kendilerini teskin edemezler.

 Anksiyete belirtilerine gelecek olursak bunlardan bazıları şöyledir:

Değersiz hissetmek, başkaları ile konuşmanın zor olduğuna inanmak, tanımlanamayacak bir huzursuzluk hissetmek, gergin- sıkıntılı hissetmek, hızlı nefes alıp vermek, dikkati toplayamamak, uykusuzluk çekmek, yeme problemi çekmek, sık sık ağlama isteği bazı belirtilerdendir. Bu belirtiler söz konusu olduğunda muhakkak kendimizi kontrol etmeli ve bir uzmandan yardım almalıyız. Psikoterapi veya gerektiğinde ilaç tedavisi hususunda destek istemeliyiz.

 Anksiyete ile ilgili öz noktaya gelecek olursak aslında “nedeni bilinmeyen korkular” olarak tanımlayabiliriz. Nedenini bilemediğiniz, adını koyamadığınız bir his var ise ve yukarıda saymış olduğumuz belirtiler var ise profesyonel bir destek almanız tavsiye edilir. Ertelemeden, bilinçli bir şekilde farkına varmak kendinize yapılabilecek büyük bir iyilik olacaktır.

Hadi, bilinmeyen nedenlerden bilinenlere doğru bakalım. Karanlıkları aydınlatma zamanı…

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Demir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Time Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Time hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Time editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Time değil haberi geçen ajanstır.