Güçlü silah, acemi silahşor!

Gaziantep'in sahip olduğu önemli değerler var. Bu değerlerin en önemlilerinden birisi de gastronomidir. Gastronomi denilince aklımıza gelen baklava, fıstık, kebap, lahmacun, beyran, yuvalama, katmer vb. ürünlerin her biri başlı başına Gaziantep için vazgeçilmez bir markadır.

Gastronomimiz dünyaca ünlü olsa da vatandaşların bu sektöre yönelik şikayetleri her geçen gün artıyor. Gastronomiden şikayet denilince insanların büyük bir bölümünün aklına fiyatların pahalılığı gelecektir. Doğrudur, fiyatlar pahalı. Alt ve orta tabaka artık dışarıda yemek yiyemiyor. İşletmecilere sorarsanız, kiralar, girdi maliyetleri ve işçilik ücretlerindeki artış nedeniyle bu rakamlar normal.

Ancak ben, gastronominin içine düştüğü çok daha farklı bir tehlikeye dikkat çekmek istiyorum.

Pandeminin en fazla etkilediği yani en büyük darbeyi vurduğu sektörlerin başında gastronomi geliyor. KOVID-19 salgını dolayısı ile gastronomi sektöründe faaliyet gösteren işletmeler aylarca kapalı kaldı. Aylar önce işletmeler kapılarını yeniden açtı. Açtı ama, işletmelerin kapalı kaldığı dönemde aylarca işsiz kalan gastronomi çalışanları mecburiyette başka sektörlere geçmek zorunda kaldı. Yani pandemi dolayısıyla gastronomi sektörü elindeki kalifiye elamanların büyük bölümünü kaybetti.

Kalifiye elemanların başka sektörlere yönelmesi, hizmet kalitesini ve müşteri memnuniyetini büyük ölçüde düşürürken, sektörle ilgili şikayetlerin de artmasına yol açıyor. Dolayısıyla, tüm dünyaya karşı göğsümüzü kabartarak ve gururlanarak övündüğümüz gastronomi sektörü acemi çalışanların elinde kaldı.

Geçtiğimiz hafta uzun aradan sonra dışarıda yemek yemek için ailecek şehrimizin ünlü sayılan restoranlarından birine gittik. Daha önce de gittiğimiz bir restorandı. Ancak, tamamen hayal kırıklığı ile karşılaştık. Öyle ki, müşterinin karşılanmasından servis hizmetlerine ve yemeğin lezzetine kadar her şey çok değişmişti. Çalışanlar acemi... Yemeklerin eski lezzeti kalmamış... Yemekleri söyledik ama yiyemeden masada kalkmak zorunda kaldık. Yani aç kalktık.

Bir kaç gün sonra bir dostumla yine şehrin iyi bir semtindeki kafe-restorana konuk olduk. İşletme sahibine, aç kalktığımız restoranda yaşadıklarımızı anlattık. Ne yazık ki, işletmeci arkadaş anlattıklarımıza hiç şaşırmadı. Ve şöyle bir yorum yaptı:

"Bu başınıza gelenler hiç şaşılacak bir durum değil. Böyle şikayetleri çok işitiyoruz. Ancak işletmecilerin bunda çok fazla kabahati ve yapacağı bir şey yok. Çünkü, pandemi dolayısıyla bu işletmeler uzun süre kapalı kaldı. Kapalı işletmelerin çalışanlarına maaş ödenemedi. Doğal olarak da ailesini geçindirmek zorunda kalan garsonu, komisi, bulaşıkçısı başka sektörlere yöneldi. Biz de aynı sorunu yaşıyoruz. Kalifiye eleman bulmakta zorlanıyoruz. Çünkü hepsi sektör değiştirdi."

Maalesef övündüğümüz sektörün durumu bu. Gaziantep olarak, kentimizin ekonomisi, turizmi ve tanıtımı açısından  en önemli silahımız olan gastronomiyi büyük bir tehlike bekliyor. En önemli silahımız acemi silahşorların eline kaldı.

Umarım Gaziantep olarak çok daha fazla yara almadan gastronomiyi yeniden ustaların eline teslim ederiz.

Mutlu haftalar dileğiyle.

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Babat - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Time Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Time hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Time editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Time değil haberi geçen ajanstır.