Krizi fırsata çevirmek!

Kriz, basit bir anlatımla, "İşleyen sistemin bozulması" olarak tarif ediliyor. KOVID-19 salgını da bizim sistemlerimizi bozdu, düzenimizi alt-üst etti.  Salgının yayılmasını önlemek amacıyla özgürlüklerimiz kısıtlandı, normallerimiz değişti. Evlerimize kapandık. Yani hemen herkesin hayatında krize neden oldu.
Krizi fırsata çevirmek, sadece işletmeler için değil bireyler için de geçerli bir durumdur. Şimdi bu kriz ortamını nasıl daha verimli ve güzel bir şekilde geçiririz, onun hesabını yapmalıyız. 
Teknolojinin gelişmesi ile bireyselleşen, yalnızlaşan ve sanal ilişkilerin hakim olduğu bir toplum haline geldik. Sosyal medya bağımlılığı, bir bakıma insanlar adeta asosyal kişiler haline getiriyor. Yüz yüze ilişkiler yerini sanal ilişkilere bırakıyor. İnsanlar kalabalık içerisinde yalnızlık çekiyor. 
Ailemizle daha fazla zaman geçirmek yaşadığımız bu krizin faydalı bir yönünün ortaya çıkmasını sağlayacaktır. Anne-babaların çocukları ile daha fazla ilgilenmesi, birlikte etkinlikler yapılması, daha doğrusu onlarla kaliteli zaman geçirmesi aile ilişkilerinde daha güzel bir havanın esmesine yol açacaktır.
Genç kızların daha fazla mutfağa girmesi, annelerinin ninelerinden öğrendiği Gaziantep lezzetlerinin yapılışını öğrenerek gelecek kuşaklara aktarmaları mutfak kültürümüz açısından önemli bir kazanç olacaktır. 
Bu mübarek Ramazan günlerinde toplu iftarlar da verilemiyor. Aslında iyi de oluyor. Çünkü belediyelerin iftar çadırlarını bir kenara koyarsak, toplu iftarlara genellikle hali vakti yerinde olan insanlar katılıyordu. Toplu iftar yemekleri çoğu zaman ziyafete ve gösterişe dönüşürken, israfa da yol açıyordu. Toplu iftar yemeklerine verilen paraları yoksul öğrencilere burs olarak ayıralım, onların geleceğine bir tuğla da biz koyalım.
En önemlisi de bu günleri bol bol kitap okuyarak geçirelim. Aile bireylerinin günün belli saatinde topluca kitap okuması hem beynimizi hem de aile ilişkilerini güçlendirecektir. 
Bu arada pandemi sürecinde elinden cep telefonu ya da televizyon kumandasını düşürmeyen, buna rağmen sıkıldığını söyleyen çocuklara da bir önerim olacak. Onlara gazeteci dostum Ali Atalar'ın son kitabı olan "Gaziantep Çocuk Oyunlar" isimli kitabı okumalarını öneriyorum. Ali Atalar, üretken bir gazeteci. Bugüne kadar Gaziantep'in tarihi ve kültürüyle ilgili 10 tane kitap çıkardı. Bakır eserleri koleksiyonuna sahip olan Atalar, aynı zamanda antikacılık da yapıyor. Ali Atalar'ın çocuklara yönelik olan son kitabında da tam 210 tane oyun bulunuyor. Çoğu günümüzde unutulmaya yüz tutmuş oyunların yer aldığı kitap, bu konuda yazılmış en kapsamlı araştırmalardan biri olma özelliğini taşıyor. Kitapta her çocuğun severek oynayacağı onlarca oyun olduğuna eminim. 
Umarım bu sıkıntılı günler çok çabuk geçer ve gelecekte bu tür krizlerle karşılaşmayız. Ancak yaşadığımız bu krizi de fırsata çevirmek biraz da bizim elimizde. 
Mutlu haftalar dilerim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Babat - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Time Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Time hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Time editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Time değil haberi geçen ajanstır.