YİNE Mİ?

Sevmeyi beceremiyorsanız, sevmeyin arkadaş. Bazı bünyelere sevmek, sevilmek ağır gelir kaldıramazlar. Hayatında gerçekten sevilmemiş, sürekli hor görülmüş insanlara sevgi ağır gelir.

Bugün yine bir kadın cinayetini daha izledik televizyon ekranlarından, Samsun’da 42 gündür kayıp olarak aranan 2 çocuk annesi Arzu Aygün’ü Muharrem Coşkun’un öldürüp çuval içinde ormanlık alana attığı ortaya çıktı. Üstelik bu kadın defalarca kez bu adamdan şikâyetçi olmuş.

Güya evli barklı, çoluk çocuk sahibi sözde adam hayatına durmadan heyecan arayan bir kişi.

Kendi keyfi için kim de ne hasar bırakacak, kimi üzecek, kıracak umurunda mı? Değil?

Umurunda olsaydı, kimsenin namusuna göz dikmeye cesaret edemezdi ki zaten.

Verdiği hasarın farkında olmayan insana neyi nasıl anlatacaksın ki! Bir kere oturup ta ben sana bunu nasıl yaptım diye kendini sorgulamayan, ben nasıl bu kadar kötülük yaptım diyemeyen, bir kere kaybetme korkusuyla eli ayağına dolanmayan insana neyi, nasıl anlatacaksın!..

Kadını elde edene kadar her türlü yolu kendisine mubah görüyorlar. Gecesini gündüzünü deyim yerindeyse bu kadına adıyorlar. Amaçları ise kendilerince eğlence ve heyecan yaşamak, çok değil ha sadece kadını elde edene kadar bu davranışların hepsi. Peki, sonra nemi oluyor? Kadın hem fiziksel, hem psikolojik şiddete maruz bırakılıyor. Değersizleştiriliyor, itibarsızlaştırılıyor, onu aşağılamak için elinden ne gelirse yapılıyor ama yetmiyor, hırsını alamıyor en sonunda da ne yazık ki kadın yine en sevdiği tarafından öldürülüyor. Bu kadınlar, bu sonu hak edecek ne yapmış olabilirler ki?

Artık benim bu yaşanan cinayetleri izlemeyi yüreğim kaldırmıyor.

Haberleri izleyemiyorum, dayanamıyorum. Her gün bir kadın cani hislerle öldürülüyor.

Her hayat kendi içinde acıklı bir hikâye barındırıyor. Kimse kimsenin yaşam hakkını elinden alamaz ki.

Oysa erkeği dünyaya getiren annesi de bir kadın, hayatını paylaştığın eşi de bir kadın, sevgilim olsun diye peşinde koşup daha sonra canına kıydığı da yine bir kadın!

Kadın seviyor ölüyor, sevmiyor ölüyor. Boşanmak istiyor ölüyor. Sevdiğini bırakmak istemiyor yine ölüyor. Erkek kadını yoldan çıkarıyor, ama kadın suçlu oluyor. Her şekilde kadın yine ölüyor. Bence artık bu cinayetlerin önüne geçilebilmesi için çok ağır caydırıcı cezalar gelmeli ki! Kimse kimsenin namusu, şerefi, haysiyeti, gururu ve duyguları ile oynamaya cesaret edemesin! Yeter ama artık bu ne yahu, ceza neden hep kadına kesiliyor. Yaşananlarda tek suçlu kadın mı her olayda?

O yüzden kadın şahsına yapılan hiçbir şeye sessiz kalmamalı. Kadın sessiz kaldıkça erkek kendini haklı görmeye devam ediyor. Bu kadın beni seviyor bana bir şey yapamaz algısını yıkmalıyız ki, böyle olaylar yaşanmasın. Tabi bu bahsi geçen olaylar tüm erkekleri kapsamıyor. Sadece onun, bunun, şunun namusuna, malına, canına kıymaya cesaret edenlere has bir yazıdır bu!

Neydi ki bu kadınların suçu? Sevmek mi? İnanmak mı? Erkeğin her yaptığına göz yummak mı?

Erkek yapar elinin kiri düşüncesine sahip insanlar hala yaşadığı sürece, bu sığ düşüncelerden zihinlerini arındırmadığı sürece bu olaylar yaşanmaya da devam edecek gibi görünüyor.

Bizim dinimizde manasız çatık kaş bile kul hakkıdır, biz böyle gördük, böyle biliriz.

Nasıl bir pervasızlık bu. Yoksa siz yaşattıklarınızı yaşamadan öleceğinizi mi düşünüyorsunuz?

2020 yılı itibarı ile 300 kadının ne yazık ki sevdiği kişi ve kişiler tarafından hayatlarına son verildi.

Ayrıca araştırılmaya devam eden 171 şüpheli kadın cinayetleri de söz konusudur.

Lütfen kendi ailenizdeki insanların yaşamasına razı olmayacağınız olayları bir başkasına yaşatmayı kendinize hak görmeyin. Eden bulur, unutmayın… Saygıyla…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Selda Avcı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Time Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Time hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Time editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Time değil haberi geçen ajanstır.