KIŞIN VAZGEÇİLMEZİ BOZA

Sevgili okurlarım, kış ayının gelmesiyle birlikte havalar iyice soğumaya kış ayı kendini hissettirmeye başladı. Bu soğuk havalarda içimizi ısıtarak şifalandığımız sıcak içeceklerin dışında ilk aklımıza gelen diğer içecek ise bozadır. Boza, Osmanlı mutfağından günümüze kadar uzanan geleneksel içeceklerimizin başında gelmektedir. Hatta Osmanlı ordusunda “Bozacılar” adıyla bir bölüğün olduğu bile söylenmektedir, seferler sırasında orduya bozacı alındığına dair bilgiler bazı kayıtlarda geçmektedir. Bozanın hemen hemen her türlü tahıldan yapılabiliyor olması onun kıtlık dönemlerinde en rahat ve sıklıkla tüketilen gıdalar arasında yerini almasını sağlamıştır. Tarihçiler bunun nedenini çoğunlukla bozanın içeriğinin çok vitaminli olduğunu ve tüketen kişiye güç verdiğini belirtmektedir. Eski bir tarihe sahip olmasına rağmen halen üretilen ve tüketilen içeceklerin başındadır boza. Osmanlı dönemindeki popülerliğini günümüzde de yitirmeyen boza kimi sade kimi leblebili kimi de tarçınlı olarak kış aylarımızın vazgeçilmezi olarak tüketilmektedir. Özellikle kış geceleri dışarda gezen sokak satıcılarından “boza” sesini hemen hemen hepimiz duymuşuzdur. Hiç düşündünüz mü? Neden geceleri mahallemizde ya da sokağımızda boza satılır çay, kahve, salep vb. içecekler satılmaz? Eski yıllarda özellikle kışa denk gelen Ramazan aylarında boza akşamdan hazırlanır ve sokak satıcıları tarafından satılırmış. Ilık olması ve tok tutucu özelliği ile sahur saatlerinin vazgeçilmezi olmuş sonrasında zaman içinde halk arasında çok sevildiğinden ramazanda değil her gece satılmaya başlanmış.

Lezzetli olduğu kadar insan sağlığı içinde faydası çoktur gelin hep beraber sağlığımız için olan faydalarına göz atalım.

Bakliyatlardan elde edildiği için karbonhidrat oranı yüksektir bu sebeple enerji verici bir özelliği sahiptir.

Bağışıklık ve sindirim sistemini düzenleyerek hazmı kolaylaştırır, sindirim sistemini zorlamaz.

Emziren anneler için faydalıdır, tüketildiği takdirde anne sütünün artmasını sağlar.

İçeriğinde önemli ölçüde B vitaminleri bulunmaktadır bu sebepten özellikle spor yapan ve vücut çalışan kişiler tarafından tüketilmesi önerilmektedir.

Probiyotik özelliği kuvvetli olan bir içecektir.

Karbonhidrat değeri yüksek olduğundan kilo almak isteyenlere destekçi bir gıdadır.

Algıyı güçlendirir, zihinsel faaliyetlere faydası vardır.

Kemik sağlığına fayda sağlar.

Cilt sağlığı dostudur özellikle tırnakların kolay kırılmamasını sağlar.

Öksürük problemlerinde öksürük kesici bir içecek olarak da önerilmektedir.

Şimdi sizlere evlerinizde rahatlıkla yapabileceğiniz Osmanlı döneminden günümüze gelen boza tarifini paylaşıyorum.

Boza için gerekli malzemeler:

3 su bardağı bulgur

2,5-3 su bardağı şeker

1 paket vanilya

1 çay bardağı boza ( maya için)

Hazırlanışı:

Bulgur ayıklanıp yıkanır. Bol su ile bir gece veya 4-5 saat bekletilir.

Ezilinceye kadar haşlanıp kepçe yardımı ile tel süzgeçten geçirilir.

4-5 kaşık şeker ve maya olarak 1 çay bardağı boza karıştırılır. Ilık bir yerde 2-3 gün mayalanır.

Mayalanma süresince sık sık karıştırmak gerekir. Aksi halde tadında acıma olur.

Kokusu ve ekşiliği istenen duruma gelince şekerin tamamı ve vanilya eklenip karıştırılıp buz dolabında muhafaza edilir.

Tarçın serperek ve tuzsuz sarı leblebi ile ikram edilir.

Not: Boza porselen, cam veya emaye kapta mayalandırılmalı ve muhafaza edilmelidir.

Şimdiden afiyet olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Tahir Tekin Öztan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Time Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Time hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Time editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Time değil haberi geçen ajanstır.